hatîr


hatîr
(A.)
[ ﺮﻴﻄﺧ ]
1. tehlikeli.
2. yüce.

Osmanli Türkçesİ sözlüğü . 2015.

Look at other dictionaries:

  • hatir — var. hater n.2 Obs., clothing …   Useful english dictionary

  • hatır — is., Ar. ḫāṭir 1) Düşünme, akılda tutma, hafıza, zihin, akıl, yâd 2) Gönül, kalp Sakın hatırını kıracak bir şey söyleme. 3) Birine karşı duyulan saygı, sevgi Hatırınız için bu işi yaptım. 4) Durum, keyif, hâl Hatırını sormak. Birleşik Sözler… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • hâtır — (A.) [ ﺮﻃﺎﺧ ] hatır, gönül …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • HATIR — Zihin. Fikir. Gönül. Kalb. Hal. Tedbir. Vesvese …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • HATİR — Muhâtaralı, tehlikeli, korkulacak durum. Büyük ve şerefli kimse …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • HATIR-SAZ — Hatır yapan, gönül alan …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • hatır hatır — zf. Hatır hutur …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • hatır hutur — zf. Değişik biçimlerde ses çıkararak (kesmek, yemek, koparmak, kaşımak vb.), hatır hatır …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • hatır sormak — hâl hatır sormak Önce karşılıklı hatır sormakla başlayan konuşmaların ardından, tarlaların durumuna geçti. N. Cumalı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • hatır eylemek — hatırlamak Benim Orhan isminde bir tanıdığım olmadığından, başka bir nam altında bir nankörü hatır eylemiş olsan bile... P. Safa …   Çağatay Osmanlı Sözlük